Prof.Dr.Sedat ÇAĞLI - Tiroid - Paratiroid Cerrahisi | Tiroid Cerrahisi
 

       
 















  Prof.Dr.Sedat ÇAĞLI - Tiroid - Paratiroid Cerrahisi | Tiroid Cerrahisi
 

Tiroidin anaplastik kanserleri

Gelişmekte olan ülkelerde endemik guatr bölgelerinde gözlenen tiroid kanserlerinin % 8’ ini gelişmiş ülkelerde % 2’ den daha az bir kısmını oluşturan bu tümörler yumuşak doku tümörleri içerisinde en ölümcül seyreden tümörlerden biridir.  Olguların çoğu 60 yaş üzerinde olup genellikle uzun süreli bir guatr veya iyi diferansiye bir karsinom ile birliktedir. İyot eksik bölgelerde ve kadınlarda daha fazla görülür. Altı serilik bir otopsi çalışmasında anaplastik karsinomla birlikte genellikle papiller olmak üzere iyi diferansiye karsinom alanları gösterilmiştir. Hastalığın akciğer metastazlarında foliküler-anaplastik geçiş gösterilmiştir ve spesmenlerde iyi diferansiye karsinom alanları gözlenebilmektedir.

Bazı yazarlarca anaplastik karsinom ile iyi diferansiye bir tiroid kanserinin birlikteliği neredeyse olguların % 100’ ünde vardır. Bütün bunlar göz önüne alınarak nüks etmiş veya tedavi edilmemiş iyi diferansiye tiroid kanserlerinin, zamanla önemli bir bölümünde anaplastik dönüşümler olabileceği unutulmamalıdır.
Yapılan çalışmalarda ATK’ lerin büyük bir kısmının daha önce mevcut bir iyi diferansiye tümörden geliştiği ancak iyi diferansiye kanserlerin de çok az bir kısmının anaplastik değişim gösterdiği tesbit edilmiştir.. Dolayısıyla tiroid bezin iyi diferansiye kanserlerinin tedavisinde gerektiğinde RAİ ve/veya RT kullanılmasından vazgeçilmemesi gerekir. İyi diferansiye bir tümörden anaplastik karsinoma dönüşümde p53 gen mutasyonu veya  TGF ? (transforming growth factor ?)  reseptör sayısındaki değişikliklerin katkısı olabileceğine işaret edilmiştir.

Tiroid bezin büyük bir kısmı anaplastik tümörle değişmiştir, lokal invazyon vardır. Prognostik değeri olmamakla birlikte genel olarak 3 histolojik alt şekil tanımlanmıştır. Bunlar; iğsi hücreli, dev hücreli ve yassı hücreli şekillerdir. Tüm formlarda gözlenen histolojik özellikler yüksek mitotik aktivite, belirgin hücresel pleomorfizm, yaygın nekroz, tümör embolileri ve vasküler invazyondur.

İğsi-dev hücreli karsinom tipinin daha önce var olan diferansiye bir tümörden köken almaktansa ayrı bir antite olarak başladığı kabul edilmektedir. Eskilerde bir başka alt grup olarak tanımlanan küçük hücreli şekil, bugün lenfomanın bir formu olarak kabul edilmektedir. Bununla beraber cerrahi patoloji pratiğinde nadir de olsa primer küçük hücreli andiferansiye tiroid kanserlerine rastlanmaktadır ancak anaplastik karsinom tanısı alan hastalarda tiroid lenfoması mutlaka akla getirilmelidir.

Anaplastik tiroid karsinomu kendisini hızlı büyüme, invazyon ve yayılım ile belli etmektedir. Sık görülen klinik şekil hava veya sindirim  yollarını tıkayacak tarzda  hızlı büyüyen boyun kitlesidir . Ağrı, yutma güçlüğü, ses kısıklığı, dispne, hemoptizi, hematemez eşlik edebilen diğer şikayetlerdir. Hastaların % 80-90’ ında lenf nodu metastazı ve yarısında uzak metastazlar vardır. Metastazlar en sık olarak  akciğer ve kemiklere olup akciğer metastazları hastaların yarısında gözlenmektedir. Hızlı gelişen tiroid dokusu nekrozu nedeniyle hastalık nadiren tirotoksikoz tablosu ile ortaya çıkabilmektedir. Tanı genellikle ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) ile konulabilecektir.


Anaplastik karsinom boyun metastazı
 

Anaplastik tiroid karsinomunda yaygın akciğer metastazları BT görünümü

  
 
Hastalığın yaygınlığının belirlenmesinde larinks, trakea özefagus gibi komşu dokular kadar akciğer, karaciğer, iskelet sistemi ve beyin gibi uzak  organların da ileri görüntüleme yöntemleri ile araştırılması gereklidir

Anaplastik karsinom hem hasta hem de hekim için zor bir hastalıktır. Tedavide en etkili yöntem olması beklenen cerrahi çok az sayıdaki sınırlı tümörü olan hasta dışında küratif bir şekilde uygulanamamaktadır. Genelde diğer tiroid patolojilerinin cerrahisinde rezeksiyona daima tümörlü taraftan başlamak ve burada bir komplikasyon olmamış ise karşı lobun rezeksiyonuna geçmek, lezyon tarafında herhangi bir  morbidite söz konusu olur ise karşı tarafta daha sınırlı bir rezeksiyon uygulamak şeklinde bir yaklaşım sergilenir. Ancak ATK’ li hastalarda trakea ve diğer anatomik oluşumları ortaya koyabilmek için bazen daha az tutulum olan taraftan başlamak emniyetli olacaktır. Lokal olarak yaygın tümör varlığında hastalığın tam olarak çıkartılabilmesi mümkün değildir ve çoğunluğa göre bu durumda biyopsi ile yetinmek akılcı bir yaklaşım olacaktır. Hastaların çoğu büyük damar, sinirler ve hava yolu invazyonu sonucu kaybedildiği için yaşam oranlarını arttırmakta lokal ve rejyoner kontrol önemlidir. Bu noktadan hareketle hayati dokulara zarar vermeden hava yolu basısını azaltmak için çıkartılabildiği kadar tümör dokusu rezeksiyonu yapılmasını önerenler de vardır.

Solunum probleminin giderilebilmesi için trakeotomi, beslenme sorununun giderilmesi için gastrostomi, tümör hacminin küçültülmesi gibi palyatif girişimler diğer uygulanacak cerrahiler olarak sayılabilir.

Doksorubisin (Adriamycin) ve sisplatin kombinasyonları ile kısmi cevaplar alınabileceği bildirilmiştir. Üç kür KT+RT ile 8 hastadan birinin yaşatılabildiği de ileri sürülmüştür. Bu tedavi sonrasında cerrahinin de eklenmesi ile daha iyi sonuçlar alınabileceği de ifade edilmiştir.

Prognoz oldukça kötü olup tanı tarihinden itibaren 6 ay süre ile yaşayabilen hasta sayısı çok azdır. Çok az sayıdaki hasta bir yıldan fazla yaşayabilmektedir. Genç yaştaki hastalarda, iyi diferansiye bir tümör içerisinde ufak bir odak şeklindeki anaplastik karsinomların tam olarak çıkartılabilmesi mümkündür ve bu olgularda daha iyi yaşam oranları söz konusudur.

Boyunda oldukça sınırlı anaplastik karsinomu olan genç bir hasta
 
Tiroidin oldukça kötü seyirli bu tümörleri ve medüller karsinomlarında tedavide taxan grubu kemoterapötik ajanlar, değişik kemoterapi kombinasyonları ve gen terapileri yeni ufuklar vaat etmektedir. Bu amaçla çok değişik şekillerde yaklaşımların deneneceği görülmektedir.

 

 
   
  Bu sitede yayınlanan bilgiler sadece eğitim ve bilgi paylaşım amaçlıdır. Burada yer alan bilgiler, tedavi ve teşhis amacıyla kullanılmamalıdır.
  Bu sitede yayınlanan bazı resimler rahatsızlık uyandırabilir.

 

Prof.Dr.Sedat ÇAĞLI - Tiroid - Paratiroid Cerrahisi | Tiroid Cerrahisi

© Copyright 2014 Tüm hakları Prof. Dr. Sedat ÇAĞLI'ya aittir.
İçerikler hiçbir şekilde kopyalanamaz ve herhangi bir yerde kullanılamaz. Bu site en iyi Internet Explorer 7 ve üzerinde görüntülenir.